Bir Dilek Tuttum
Mesut ATAV
Editör
Fahri TUNA
1. Basım : Mart 2011
Mizanpaj-Kontrol : D. Ali DERVİŞOĞLU
Kapak : Aydın Yıldırım DURAN
I S B N : 978-605-4031-45-0
Mesut Atav
Nüfus kâğıdına göre, 3.Nisan 1963 Aksaray, Çatalsu
Kendisine göre 27 Aralık 1962, Apsarı Doğumlu,
Evli, iki çocuk babası,
İlk orta ve lise tahsilini Ankara’da
Yüksek tahsilini İzmir’de tamamladı.
Beş yaşından bu yana, okuyor, yazıyor ve çiziyor.
15 yaşından beri de bir sebep bulup, geziyor.
Kitabın sebebi
Kelimeleri iyi kullanan,
Duygularını iyi anlatır.
Fakat duymak başkadır.
Anlatmak başka.
Amma,
Hissedip de anlatamayanlar var ya,
Onlardır,
Eriştiği âlemi ifade edememenin,
Acısıyla yananlar.
Onlardır,
O ateşi içinde soğutanlar.
Biz de yıllarca hissettiğimizi anlatamadık,
İçten içe yandık.
O ateşi soğutamadık.
İçimizde de tutamadık.
Sabredemedik,
Hissiyatın, ateşten yüküne,
Erkenden döktük ateşimizi.
Pişmeden, pişirmeden,
Dışımıza attık. Bağışlayın.
Lakin Bu ateş biriktirilirse,
Harlanırdı içimizde.
Bizi de yakardı,
Döküldüğünde,
Okuyanı da.
Kimseyi yakmasın diye
İçimizdeki alevler
Erkenden döktük
Sadece ısınsın yeter Yürekler.
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
Ne zaman, kim tutuşturdu bu kalemi elime?
Nasıl da anlayamadım(!)
Belki yarım kaldığından anlatacaklarımın…
Belki de vazgeçmenin kıyısına varamadığımdan…
Ya da…
Hayata, insana dair ne varsa yirmi dört saate sığdıramadığımdan…
Dört mevsimi yok ki! Havanın, suyun, toprağın.
Beşinci mevsiminde saklı her yüreğin yangını
Ve şüphesiz …
Yazılmış veya yazılacak olan hiçbir şiir sahipsiz değil.
Kazanmanın sevincini yaşamak / Galip çıkmak ağır bir yenilgiden / Zafere uzanmak / Yeniden
Geri almak ödünç günlerini uçup giden / Tersine çevirmek zamanı / Yakalamak dörtnala koşan küheylanı üzengiden / Yeniden
…
Memleket nere ? Gurbet nere ?
Her yörenin kendine özel işleri, telaşı, mücadelesi, ekmeği, aşı var.
Kültürü, geleneği, sesi, nefesi, şivesi ve tadı var.
Yazar, Anadolu’nun bir rengi olan Karadeniz yöre yaşantısının kesitlerini, anne hikayeleriyle harmanlayarak nesir, şiir ve türkü formunda kendine has üslubuyla anlatmıştır.
Aile içi samimi bir iletişim ortamı olan paragrafta birbirine mani ve türkülerle sataşmış, laf atmış, güldürmüş, eğlenip neşelenmiştir.
Sanki
Bütün alemde
Yıkılan ve kırılan şeylerin suçu Bendeymiş gibi,
Yüzümü saklıyorum.
Prizmada
Renklere ayrılarak kırılan ışınlar gibi,
Bütün organlarım ayrılıyor!
Ve
Beynim avuçlarımda!