Ahmet Emin Atasoy, Deli dolu ve acı tatlı yaşanan hayatıyla barışık.sürekli yarış içerisinde olduğu zamanla cesurca dans ediyor. Müziği ise dilin ölçülü uyaklı tertemiz sesi. Gerçeği görmezden gelmiyor,tam aksine çırılçıplak bir gerçeğin etrafında kollarını iki yana açıp dizlerini yere vura vura yiğit bir efe gibi zeybek oynuyor. Anlatmak istediğini söz sanatlarına boğmuyor, dizlerinin kapısı okuyucuyu içine alacak kadar aralık. Imge bataklığına batırmadan tekin yollarda yürütüyor onu. Kavgası da şiiri gibi net. Kederli ama bir o kadar da coşkulu bir coğrafyanın yürekli şairi, Türkçeye çiçek dikiyor..
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
Bazıları, yastıkta gözyaşı ne, bilir mi?
Bayramlar gelir geçer, kimse bana gelir mi?
Ve beni biri koklar, annem gibi güler mi?
Yalnız O'nun teninde kokusu var güllerin
Annemi istiyorum... Bana annemi verin...
Kazanmanın sevincini yaşamak / Galip çıkmak ağır bir yenilgiden / Zafere uzanmak / Yeniden
Geri almak ödünç günlerini uçup giden / Tersine çevirmek zamanı / Yakalamak dörtnala koşan küheylanı üzengiden / Yeniden
…
Sanki
Bütün alemde
Yıkılan ve kırılan şeylerin suçu Bendeymiş gibi,
Yüzümü saklıyorum.
Prizmada
Renklere ayrılarak kırılan ışınlar gibi,
Bütün organlarım ayrılıyor!
Ve
Beynim avuçlarımda!